Astronomlar, James Webb Uzay Teleskobu ve Şili’deki ALMA teleskop dizisi aracılığıyla evrenin ilk dönemlerine ait bir kara deliği inceledi. Araştırma ekibinin hesaplamalarına göre J1440+0019 adlı kuasarın merkezindeki kara delik, yaklaşık 1,1 milyar Güneş kütlesine sahip. Gözlemler, evrenin henüz 1 milyar yaşını doldurmadığı bir dönemi ortaya koyuyor.
Leiden Gözlemevi’nden Daming Yang’ın liderliğindeki ekip, Subaru teleskobunun SHELLQs araştırmasında keşfettiği kuasarı değerlendirdi. Webb merkezden gelen ışığı incelerken, ALMA galaksinin soğuk gazını ve tozunu gözlemledi.
Toz, ışığın bir kısmını engelliyor

Kuasarlar, merkezlerindeki kara deliğe doğru akan gaz sayesinde yoğun ışık yaymaktadır. J1440+0019’un etrafındaki toz, bu ışığın bir kısmını engelleyerek kaynağı daha kırmızı gösteriyor. Morötesi ışığı inceleyen gözlemler, bu nedenle benzer kaynakları gözden kaçırabiliyor.
Araştırmacılar, kara deliğin çevresindeki parlaklığın, ışığın dışarı itilme gücüyle kara deliğin çekim kuvvetinin dengelendiği sınırın yaklaşık yüzde 80’ine ulaştığını belirtiyor. Ekip, bu bulguyu kara deliğin çevresinden büyük miktarda madde çektiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriyor.
Gazın hızı saniyede 3.600 kilometreye kadar çıkıyor
Webb’in sağladığı veriler, merkezden dışarıya akan gazın izlerini de içeriyor. Ekip, gazın hızının saniyede yaklaşık 900–3.600 kilometre arasında değiştiğini hesaplıyor.
ALMA gözlemleri ise galakside yaklaşık 400 milyon Güneş kütlesinde toz bulunduğunu gösteriyor. Galaksinin karbon gazından gelen ışık da evrenin bu dönemine ait en güçlü örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Ekibin yıldız oluşumu tahminleri, yılda maksimum 1.330 Güneş kütlesi seviyesine işaret ediyor. Bu rakam yeni yıldızların sayısını değil, toplam kütlesini ifade ediyor. Kuasar da tozu ısıtabildiği için araştırmacılar bu değeri üst sınır olarak kabul ediyor.
ALMA sadece 5,5 dakikada yeterli veriyi topladı
ALMA, gaz ve tozun temel izlerini sadece 5,5 dakikalık bir gözlem süresiyle elde etti. Araştırmacılar, Euclid ve Roman teleskoplarının benzer kuasarları bulmaya ve kara deliklerin erken dönemlerini anlamaya yardımcı olabileceğine inanıyorlar.